Yenişehir’de bulunan dernek binasında verilen konferansa Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Serdar Bedii Omay, Nubihar Derneği Mardin Şube Başkanı Hayrullah Acar, STK temsilcileri, akademisyen ve vatandaşlar katıldı.

Melayi Ciziri’nin diwanını seslendiren amcasının sesinden katılımcılara bir kaside dinlettirerek konferansına başlayan Yrd.Doç. Dr. Nesim Doru, Melayi Ciziri’nin Divanının, Ortadoğu’da, Balkanlarda, dünyanın pek çok ülkesinde farklı dillerde seslendirildiğini söyledi. Divan’ın Mem û Zin kadar yaygın olduğunu belirten Doru, Ahmed-i Hani ile Melayi Ciziri’înin iki ekol olduğunun da altını çizdi.
On altıncı yüzyılda yaşamış ve Kürtçe edebi eserler bırakmış büyük Kürt alim, yazar, filozof ve şairi Melayi Ciziri, Mardin’de çok geniş katılımlı bir konferansla anıldı. Nubihar Mardin şubesi tarafından derneğin konferans salonunda düzenlenen ‘Melayi Ciziri’ konulu konferansa konuşmacı olarak Mardin Artuklu Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Nesim Doru, katıldı. 16. yüzyılda yaşamış ve Kürtlerin sahipsizliğine tepki göstererek Kürtçe divan yazmış büyük Kürt alim, yazar, filozof ve şairi olan Melayi Ciziri’nin hayatı, eserleri, vefatından sonraki kuşaklar, Kürt alimleri, tarikatlar ve halk üzerindeki etkilerinin konuşulduğu konferansta kentteki değişik görüşlere sahip pek çok kesimin ilgi göstermesi dikkat çekti.
Nûbihar’ın Mardin şubesi önemli bir başarıya imza atarak ‘Melayi Ciziri’ konulu konferansla önemli bir boşluğu doldurdular. Tamamı Kürtçe olan konferansta Rektör Omay’ın katılması, daha düne kadar inkar edilen bir dilin ne kadar zengin olduğunu gözler önüne serdi. Birkaç yıl öncesine kadar ‘Kürt’ demenin suç sayıldığı, bir panel veya konferansta Kürtçe cümle kuranlar hakkında cezai yaptırımların uygulanırken bugün bir üniversite öğretim görevlisi tarafından bu konferansın verilmesi katılımcılar tarafından da takdirle karşılandı.
Melayi Ciziri’nin anıldığı konferansta dize, beyit veya kasideleri ile bilinen ve tanınan çok değerli bir şahsiyet olan Ciziri hem Alim, hem Şair, hem Yazar, hem Filozof, hem Edebiyatçı, hem tasavvufi ve hem de ‘Aşkın Piri’ olarak tanınıyor ve biliniyor. 16. yüzyılda yaşamış Cizreli bir ‘Mela’ (imam) olmasına karşın, geride bıraktığı değerli miras ile Kürt halkının yüz akı olmuştur.
Doru, konuşmasında Melayi Ciziri’nin tarikat, tasavvuf ve Kürt alimleri, misal olarak Bediuzzaman üzerindeki tesirlerinden söz ederek, Ciziri’nin Kürt diline sahip çıkan önemli bir şahsiyet olduğunu ifade etti.
Doru, “çocukluğumda bazen din alimlerinin bulunduğu ortamlarda kalırken, Melayi Ciziri’den söz edildiğini hatırlıyorum. ‘Divana Melayi Ciziri’ ifadesini ilk duyduğumda ilkokula gidiyordum. Tarihten, felsefeye, Timurleng ve Cengiz’in barbarlığından, Sokrat’ın teorisine, astronomiden, dünyanın hareketlerine kadar birçok konuda şiir yazmıştır. Mela Ehmedê Cıziri’nin divanı Kürt edebiyatı açısından büyük bir zenginliktir. Mela şiirlerinde Farsça, Arapça ve birkaç ta Türkçe kelime kullanmıştır. Buna rağmen şiirlerini zengin bir dille yazmıştır. Şiirlerin birçok Kürtçe atasözü ve deyime yer vermiştir. 1500’e yakın kelime ile yazmış ve kelimelerinin çoğu Kürtçe’dir. Mela Ehmedê Cıziri ve Feqiyê Teyran’ın atışmalarından anlıyoruz ki O 1631’de Cizre’deydi. Divanını da o yıl (1631) bitirmiştir. Feqiye Teyran ‘Îro girya me tê’ isimli şiirinde Mela’nın ölümünü işler. Buna göre hicri 1050 yılında (M:1640) vefat etmiştir. Mezarı şimdi Cizre’de, ‘Medresa Sor’dadır. Bize çok değerli hazine bırakan Melayi Ciziri tam hak aşığıydı. Allah’a olan inancı, Peygambere (SAV) olan sevgisi şiirlerine de yansımıştır.Peygamberimize olan sevgisi ile ilgili beyitinden: “Mûyekê ez ji te nadim bi dused Zîn û Şirînan, Çi dibit ger tu hesîb kî mi bi Ferhad û Memê” (Senden olan bir kilini iki yüz Zin ve Şirine degişmem. Ne olur, sen de beni Ferhat ve Mem-i gibi saysan.” Seydayi Ciziri’ sözlerine ise hayranım: “Qedrê gulan çi zanit, kerbeş divêt kerê reş.” (Kerbeş otu isteyen kara Eşek, güllerin değerini ne bilir?) Ya da şöyle bir çeviri: (Güllerin değerini ne bilir, Kerbeş otu isteyen kara Eşek.) Böylesine kıymetli şahsiyetlerin değerini bilelim. Melayi Ciziri’nin eserlerini okuyalım, çocuklarımıza okutalım.”dedi.
Konfernasta Fuzuli, Sadi-i Şirazi, Mevlana, Yunus Emre gibi tanınmış şahsiyetler ile Melayi Ciziri’nin kıyası yapıldı. Medrese geleneğinden gelen bu değerli şahsiyetin, Feqaye Teyran ile arkadaşlığı üzerinde bilgiler verildi.
“Gulê baxê Îremê Bohtan im
Sebçiraxê sebê Kurdistan im
Sox û sengê zuhre-rengê
Dil ji min bir, dil ji min
Awirên heybet-pilingê
Dil ji min bir, dil ji min.
Wê sepalê misk î xalê,
Dêm-durê gerden semalê,
Cebheta biskan sema lê
Dil ji min bir, dil ji min.
Zulf û xalan nûn û dalan
Wan ji min bir dil bitalan
Goseê qewsê hîlalan
Dil ji min bir, dil ji min.”
mardinlife.com
